PINAR ÜNER YILMAZ

Sanatla iç içe olağanüstü bir hikaye…

Özge Erdem

İnanç Lisesi’nin (şimdiki adıyla TEVİTÖL) üçüncü nesil, 2002 yılı mezunlarındanım. Yani hayatının yedi senesini İnanç’ta geçirme şansını yakalayan nadir kuşaklardanım. Bu yedi sene boyunca İnanç’ta edindiğim deneyim, öğrendiğim bilgi ve becerilerin yanı sıra, hayatta en çok işime yarayan ve bana yol gösteren şey, belki de orada kazandığım özgüven ve yapabileceklerime olan inancım oldu. Bu özgüveni ise sadece okuldaki öğretmenler aracılığıyla değil, hatta tam tersi, çoğunlukla arkadaşlarım sayesinde kazandım.

Orta okulun son sınıfında başlayan ve lisede daha da şekillenen sanatla uğraşma isteğim ailem ve çevrem tarafından çok iyi karşılanmadı. Daha doğrusu bunun geçici bir heves olduğu, aslında her aklı başında üstün yetenekli ve zekalı öğrenci gibi en azından hayatımı idame ettirebilmem için genel geçer mesleklerden birini seçmem gerektiği tüm lise eğitimim boyunca vurgulandı. Ne var ki inadım ve başta resim öğretmenim Kader Alnıtemiz olmak üzere pek çok kişiden gördüğüm destek beni isteklerimden döndüremedi.

Normalde yetenek sınavlarına hazırlanan bir öğrenciden çok daha az sürede bu sınavlara hazırlanmam gerekti. Yetenek sınavlarına girip, Yıldız Teknik Üniversitesin Sanat Yönetimi Bölümü’nü kazandım. Doktora tezim için Fulbright bursuna başvurdum ve bu bursla birlikte Illinois Üniversitesi, Chicago’da sanat tarihi doktorasına kabul edildim. Yaklaşık dört senedir Chicago’da yaşıyorum ve okulun güncel sanat galerisinde küratoryal asistanlık yapıyorum. Belki de pek çok kişiye kıyasla finansal ya da kariyer planı olarak olmam gereken yerde değilim; fakat her gün sevdiğim ve istediğim işi yapıyor olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Çalıştığım galeriye heyecanla gidiyor, sergiler düzenliyor, yazılar yazıyor, sanatçılarla fikir alış verişinde bulunuyorum. Tezim için araştırmamı keyifle yapıyor ve bir o kadar da keyifle yazıyorum. Kısacası yaptığım işte çok mutluyum.

İnanç Lisesi’nde ideallerime olan inancımı kazandım. İsteklerimin peşinden gitmeyi ve ne olursa olsun vazgeçmemeyi öğrendim. Şimdi de aynı yolda devam etmeyi hedefliyorum. İleride akademik olarak hayatıma devam edebileceğim, bir yandan da sergi düzenleyebileceğim, sanatla iç içe olacağım bir hayat düşlüyorum. Benim için bu yolculuk olağanüstüydü ve hala da öyle olmaya devam ediyor.